Fransa’daki göçmen nüfusunun yaklaşık yüzde 4’ünü oluşturan Türkler, yaşadıkları bu ülkede sıra dışı ve ötekileşmiş unsur olarak görünmekte. Fransa Nüfus Etütleri Ulusal Enstitüsü (INED) tarafından yapılan araştırmanın sonuçları bunu işaret ediyor.
Şöyle bir bakıldığında Türkler genellikle varoş semtlerde ikamet ediyorlar. Devlet yardımı için büyük çoğunluğu devlet dairelerinin kapısını çalıyor. Birçoğu vergi ödemiyor ve gelirleri düşük olması sebebiyle hastane, ilaç ve benzeri taleplerini devlet yüzde yüz karşılıyor.
Birçoğu kirada oturuyor ve bordrolu çalışanların sayısı da oldukça düşük. Hemen hemen en az 2-3 çocuk sahibi, İşsiz olanların sayısı da küçümsenmeyecek oranda. Fransız vatandaşı olanlarının sayısı da az. Fransız ve değer göçmen toplumlarından kopuk yaşıyor. Sosyal hiç değil ve tatil yapanların sayısı devede kulak. Birçoğunun evlatları öğrencilik hayatında başarısız ve okudukları okulların kalitesi de düşük.
Ne yazık ki durum vahim… Diğer etnik grupların ülkenin değişik kademelerinde görev alan yetki sahibi insanları her geçen gün artarken Türk vatandaşları bu konuda oldukça geride görünmektedir ve çok yavaş yol almaktadır.
Ne yazık ki, içinde yaşadığımız ülkenin insanına bilgi, beceri ve niteliklerimizle ayna olamıyoruz, olamadığımız gibi de aynanın arkasında kalıyoruz.
Peki, ne zaman bunu başarabiliriz? Bunu pek çok madde altında toplayabiliriz. Bunlardan ilk aklıma gelenler şunlar:
* Varoş semtlerdeki ucuz apartmanlar yerine daha kaliteli semtlerde yaşamayı düşündüğümüzde.
* Bordrolu işlerde çalışıp vergimizi ödediğimizde…
* Devlet yardımlarına bel bağlamadığımızda ya da aldığımız devlet yardımlarını kahvehane, loto-toto bayii köşelerinde ziyan etmeyip çocuklarımızın eğitimine harcadığımızda…
* Türkçe dışında bir ikinci hatta üçüncü bir dil daha öğrendiğimizde…
* İnsan ilişkilerimizi düzelttiğimizde…
Neden böyleyiz, sorusunun cevabı da vardır mutlaka. Bunu bir sonraki yazımda ele alacağım. Ama özetle Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu gözünüzün önüne getirdiğinizde bu sorunun cevabını bulmanız çok da zor değil elbet. Ama bakmasını bilmek gerektirir. Neticede Fransa’da yaşayan Türkler de Anadolu’muzun bir yansıması. Yani yara belli… Ama tedavi olmak isteyen yok…


