Get Adobe Flash player

TAKVİM

February 2012
Mo Tu We Th Fr Sa Su
30 31 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 1 2 3 4








Hayata ve hayattan sonrasına dair her zaman kıssadan hisse birşeyler vardır. Ama bir çoğu "kıssa"yı "kısa", bir çoğu da "hisse"yi "miras" sanır. İnsan olmak da bu iki anlayışın ayrıştığı noktada kimlik bulur...  
- Ercan ÇAKI -



Her insan bakar kördür. Hata yapmayan canlı olmadığına göre, hata eşittir körlüktür... 
- Ercan ÇAKI -


Hayatın alfabesi beynelmileldir, okuyabilen sevmeyi öğrenir ve yaşar. Diğerleri yaşadığını sanır... 
- Ercan ÇAKI -

 


Yazarın aşkı ağır olur. O, isterse sevdiğinin ölüşünü yazar, isterse de sevmediğinin şiirini. Yazamıyorsan bunu anlayamazsın... 
- Ercan ÇAKI -


Bir kadının kocasına olan aşkı çocuğu olana kadardır. Ondan sonrasının adı yok, miladı vardır. Bir erkeğin karısına olan aşkı ise çocuğu olduğunda başlar. Ondan öncesi yoktur, miladı vardı. İşte aşk bu nedenle bahttır.

- Ercan ÇAKI -


Evlat, anne ve babanın kaleme aldığı bir kitapdır. İçine ne yazdıysan onu okutursun. İyi kitap asla tozlu kalmaz, okundukça da değerlenir...

- Ercan ÇAKI -











HAVU DURUMU

Paris

Current Conditions:
7oC
Kapalı
Nem: %76
Rüzgar: Güneybatı yönünden 13 km/s hızında
Forecast:

Per

8oC ->13oC
Yağmur İhtimali

Cum

8oC ->13oC
Sis

Cmt

3oC ->11oC
Sis

Paz

2oC ->10oC
Az Bulutlu
Find location here

SON SEYİT'İ OKUMALIYIM

Lütfen ad ve soyadınızı, telefon numaranızısı ülke ve şehir koduyla birlikte yazınız... Biz sizi arayalım...

Fransa’daki göçmen nüfusunun yaklaşık yüzde 4’ünü oluşturan Türkler, yaşadıkları bu ülkede sıra dışı ve ötekileşmiş unsur olarak görünmekte. Fransa Nüfus Etütleri Ulusal Enstitüsü (INED) tarafından yapılan araştırmanın sonuçları bunu işaret ediyor.

Şöyle bir bakıldığında Türkler genellikle varoş semtlerde ikamet ediyorlar. Devlet yardımı için büyük çoğunluğu devlet dairelerinin kapısını çalıyor. Birçoğu vergi ödemiyor ve gelirleri düşük olması sebebiyle hastane, ilaç ve benzeri taleplerini devlet yüzde yüz karşılıyor.

Birçoğu kirada oturuyor ve bordrolu çalışanların sayısı da oldukça düşük. Hemen hemen en az 2-3 çocuk sahibi, İşsiz olanların sayısı da küçümsenmeyecek oranda. Fransız vatandaşı olanlarının sayısı da az. Fransız ve değer göçmen toplumlarından kopuk yaşıyor. Sosyal hiç değil ve tatil yapanların sayısı devede kulak. Birçoğunun evlatları öğrencilik hayatında başarısız ve okudukları okulların kalitesi de düşük.

Ne yazık ki durum vahim… Diğer etnik grupların ülkenin değişik kademelerinde görev alan yetki sahibi insanları her geçen gün artarken Türk vatandaşları bu konuda oldukça geride görünmektedir ve çok yavaş yol almaktadır.

Ne yazık ki, içinde yaşadığımız ülkenin insanına bilgi, beceri ve niteliklerimizle ayna olamıyoruz, olamadığımız gibi de aynanın arkasında kalıyoruz.

Peki, ne zaman bunu başarabiliriz? Bunu pek çok madde altında toplayabiliriz. Bunlardan ilk aklıma gelenler şunlar:

* Varoş semtlerdeki ucuz apartmanlar yerine daha kaliteli semtlerde yaşamayı düşündüğümüzde.

* Bordrolu işlerde çalışıp vergimizi ödediğimizde…

* Devlet yardımlarına bel bağlamadığımızda ya da aldığımız devlet yardımlarını kahvehane, loto-toto bayii köşelerinde ziyan etmeyip çocuklarımızın eğitimine harcadığımızda…

* Türkçe dışında bir ikinci hatta üçüncü bir dil daha öğrendiğimizde…

* İnsan ilişkilerimizi düzelttiğimizde…

Neden böyleyiz, sorusunun cevabı da vardır mutlaka. Bunu bir sonraki yazımda ele alacağım. Ama özetle Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu gözünüzün önüne getirdiğinizde bu sorunun cevabını bulmanız çok da zor değil elbet. Ama bakmasını bilmek gerektirir. Neticede Fransa’da yaşayan Türkler de Anadolu’muzun bir yansıması. Yani yara belli… Ama tedavi olmak isteyen yok…

 

Ercan ÇAKI - TWITTER