Haklı çıkmak…
Doğrular anlayabilen için büyük bir nimettir; yanlışları görmek ise basirettir. Hayat bilinmez bir matematik denklemi gibi görünse de çözümü olasıdır. Sonuç olarak bilmek istediğin, öğrenmek istediğinle orantılıdır.
Birkaç yıl önce kaleme aldığım ve birkaç hafta öncede kişisel sitemde tekrarını paylaştığım “Bir adet lider aranıyor!” başlıklı yazımı okuyan yukarıda girişini yaptırdığım konuyu nereye götüreceğimi anlamışlardır.
Türkiye’de Türkiye için ve Türk milleti için iyi şeyler yapmanın takdiri hep ölüm tehdidi ile yürürlüğe konulmuştur; akabinde de takdir ya gerçeğe dönüştürülmüştür ya da takdir edilen kişi sinmiştir. Tehditlere pabuç bırakmayanların birçoğu aramızda değildir maalesef.
En son sanal âlemde çıkan söylentilere göre bu takdiri alma sırası MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye gelmiş. Bahçeli bu duyum sonrasında gerekli tedbirleri alıp almadığını soranlara “inançlı insanlar için bunlar ölçü olmaz” şeklinde bir cevap vermiş.
Peki, neden bu tehditler konuşulmaya başlandı? Sayın Bahçeli’nin sekiz senelik AKP iktidarının yaptıklarının karşılığının “Yüce Divan” olduğunu ve bu yanlışlıkları 2023 yılına kadar düzeltmek istediklerini ısrarla söylemesi en önemli etken olsa gerek. Politika endeksli yatırımlarla büyüyen şirketler ve siyasetçiler için Sayın Bahçeli’nin yaptığı açıklamalar da bir tehdit olarak algılanır daima.
Zaman yanlışı da doğruyu da en iyi analiz eden olgudur. Türkiye’de de özellikle Cumhuriyet döneminde yanlışları zaman ortaya çıkarmıştır ama iradesiz halk tekerrürü bu yanlışları doğruya dönüştürmemiştir. Günümüzdeki halkımızın görüntüsü, Sayın Bahçeli’nin söylediği “inançlı insanlar” statüsüne girmek hususunda anlamsız bir direnişin içinde olanların yanında yer buluyor. Aynanın arkasındakileri kendileri sanıyor.
Önümüzdeki günlerin geyiği suikast tehdidi olacaktır sanırım. Hatta öyle sanıyorum ki, bahis konusu bile olacaktır. Türkiye’de Türk insanının ve Türkiye Cumhuriyeti topraklarının menfaatine tahminlerde bulunmamaya ant içmiş yazarlarımız ve siyasetçilerimiz katılırlar mı bilmem ama bence bundan sonraki suikast tehdidini son günlerdeki çıkışları nedeniyle Saadet Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan alır diye düşünüyorum.
Ya sizce?

