Boykota başlıyoruz...
Şike temizliği mi, yoksa şike soruşturma rezilliği mi?
Tamamen Türkiye’nin gündemini değiştirmek adına yapılan bilinçli bir plan mı? Şike soruşturmaları kapsamında gözaltına alınanların içinde Fenerbahçeli yönetici ve futbolcuların olması da Türkiye’nin yeni bir gündeme gebe kalması demekti ve öyle de oldu.
Daha ilk dakikalarda Fenerbahçe’yi küme düşürenler ve puanlarını silenler, Şampiyonlar Ligi’nden ihraç edenler türedi bile. Fenerbahçe düşmanları içinde geyik yapanlar ve dalga geçenler, kıs kıs gülenler hiç vakit kaybetmeden renklerini belli edip keyif almaya başladılar. Fenerbahçe cephesinde ise sessiz bir bekleyiş var ve “son gülen iyi güler” edasındalar.
Yeni kabul edilen spor yasasının hemen uygulanması da düşündürücü bir durum… Ne tesadüf ki, Fenerbahçe ile uygulamaya sokuluyor. Bu da ister istemez “bu, bu kadar ucuz mu?” sorularını peşinden sürüklüyor. Bu kadar ucuz olmamalı.
Fenerbahçe, Türk sporunun lokomotifi olan bir kulüp ve özellikle de amatör şubelerde Türk milli takımlarının yükünü çekmekte. Türkiye’nin uluslararası tanıtımında mihenk taşı konumunda. Türkiye’de dünyanın en büyük ve köklü kulüplerini kıskandıracak kadar kulübüne maddi ve manevi yönden sahip çıkan taraftara sahip bir Kulüp Fenerbahçe. Türkiye’deki her kulübün yaptığı bir suçla suçlanması adil değil. Neymiş, İtalya’da benzeri durum olmuş ve Juventus küme düşürülmüş. Evet, Juventus’u küme düşürebilirsin ama Fenerbahçe’yi küme düşürmek bir yürek işi. Çünkü Fenerbahçe, taraftarıyla hiçbir kulübe benzemez. Bir cumhuriyet… Bunun altından ne gazeteler, ne spor yazarları, ne sponsorlar, ne yayıncı kuruluşlar, ne federasyonlar ve ne de hükümet kalkabilir. Denemesi bedava.
Fenerbahçe ligden çekilir, yayıncı kuruluşlar ve dolayısıyla da kulüpler iflasın eşiğine gelir ya da gelir kaybına uğrar. Federasyon seyirciyi tribünlere çekmekte zorlanır ve özellikle de amatör branşlarda ülkeyi temsil edecek sporcu bulmakta zorluk çekerler. Fenerbahçe haberlerinin olmadığı gazeteler tirajlarının yerlerde sürünmelerine şahit olurlar. Birçok gazeteci işiz kalır. Sponsorlar, sponsorluk nimetlerinin yarısından faydalanabilir ancak. Birçok sporcu yok pahasına spor yaşantılarını sürdürür ya da sona erdirir.
Fenerbahçe’nin üstlendiği Türk sporunu başarıyı yakalaması misyonunun görmezlikten gelinmesi ne vicdanen ne de ahlaken kabul bulamaz.
Kısacası Fenerbahçe’nin olmadığı bir Türkiye yavan ve monoton olur.
Artık, üzerine kara leke sürülmek istenen tüm Fenerbahçelilerin bu duruma tepkisini göstermek adına yapması gereken bazı şeyler var. Bunları yapıp Fenerbahçe Cumhuriyeti lakabını almasının nasıl bir güçle mümkün olduğunu göstermeli herkese:
1 – Bu yürürlüğe konulan bu şike göz altısı sonuçlanıncaya kadar gazete satın almamak ve okumamak.
2 - Yayıncı kuruluşa ait dekoderleri iade etmek.
3 – Spor programlarını ve sponsorların ürünlerini boykot etmek.
4 – Şike konusuyla ilgili elde ettiği bütün belge ve bilgileri savcılığa ve federasyona iletmek.
5 – Fenerium ürünlerini almaya devam etmek ve kombine kartlarını muhafaza etmek.
6 – Fenerbahçeli sporcuların müsabakalara katılmama kararı almaları durumunda kendilerine destek olmak.
7 – Ev ve işyerlerinin camlarına Fenerbahçe bayrağı asmak vesaire…
Haydi hodri meydan… Boykot başlasın…


